Çocukluğumuzda annelerimizin
ve babalarımızın Sirkeci’ye Mısır Çarşısı’na gittiğinde sıraya girip aldığı
taze, çekilmiş kahvenin kokusunun buram buram eve yayılmasını bilenler bilir.
En iyi kahve en taze kahvedir.
Kahvede tazelik ise fincandan geriye doğru gittiğimizde hemen hazırlanmış olan
kahvedir. Bir adım gerisi yeni çekilmiş kahve olmasıdır, ondan bir adım gerisi
ise kavrulmuş kahvedir. Kavurma ile çekme arasında en az iki gün kahvenin
dinlenmiş olması ve kahvenin o yıla ait yeşil çekirdekten yapılmış olması
gerekmektedir.
Peki kapsülde
tazelik nasıl oluyor?
Kapsül
kahve alırken üzerindeki üretim tarihi bize en yakın olan en taze kahvedir. Bu
anlamda ülkemizde üretilen kapsül kahveler ve yurt dışından ithal gelen kapsül
kahveler olmak üzere iki farklı grup ürün bulabiliyoruz. Her ne kadar üretim
teknolojisinde azotlu dolum tekniği kullanılarak kahvenin oksijenle teması
minimize edilse de yine de azotlu dolumlar içerisinde en iyi kahve üretim
tarihi bize en yakın olan kahvedir. Kapsül kahvenin tek kullanımlık olmasıyla
da kahvenin tazeliği ve kalitesi düşmemiş oluyor. Şu anda son bir iki yıldır
ülkemizde sipariş üzerine üretim yapan veya online E-Ticaret kanallarından
sipariş verdiğinizde üretim tarihi bir hafta öncesine gelen kahveler var. Nish
kahve de bunlardan bir tanesi.
Bir diğer konu plastik
mi alüminyum mu?
Eskiden kahvenin azotla dolum
tekniği olmadığı için gıdaların uzun süre dayanabilmesi için alüminyum bariyer
kullanılırdı. Normalde marketlerden satın aldığımız 250 gram veya 1 kilogramlık
poşetlerde genellikle bu ambalajlar üç katmandan oluşur. Dışarıda baskılı bir
katman ortada ise alüminyumdan oluşan bir katman ve içeride de gıdanın
alüminyum ile temasını engelleyen gıdaya uygun bir katman daha olur. Alüminyum
kullanılmasının sebebi gıdanın son kullanma tarihini daha da uzatıyor
olmasıdır. Bu açıdan alüminyum kapsül kahvelerde ilk başta alüminyum
kullanıldı. Fakat gelişen azotla dolum teknolojisiyle beraber boş kapsül
maliyetlerini daha ekonomik hale getirebilmek için ortası plastik, kahveyle temas
edecek olan kısmı ve kapağı alüminyum olan kapsüller çıktı. Bu kapsüllerin de
azotla dolum teknolojisi sayesinde alüminyum kapsülden tazelik açısından hiçbir
farkı kalmadı. Hatta yeni geliştirilen IML (In-mould labelling) teknolojisi ile
plastik kısımların üzeri de alüminyumla kaplanarak daha da oksijen bariyer
seviyesi artırılmıştır. Bu anlamda bütçenize uygun olan kahveyi ister plastik
ister alüminyum olarak tercih edebilirsiniz. Her ikisi de doğru tercih
olacaktır.

Her şeyden önemlisi iyi bir
kapsül kahveyi makinenize koyduğunuzda akışkanlığının düzgün olduğunu
görürsünüz. Dolum sırasında cam bir bardak kullanırsanız eğer neredeyse
yarısının köpükten oluştuğunu görür ve saniyeler içerisinde ise bu köpüğün sarımtırak
renk olduğunu görürsünüz. İyi bir kapsül kahve içildikçe, enfes kremasını
kaybetmeyen her yudumda fincanın etrafında köpüğü kalan kahvedir. Böylelikle
kahveniz bitene kadar en iyi espresso aromasını hissedebilir, keyifle kahvenizi
yudumlarsınız.